Kendisi Türkiye’nin en genç milletvekiliydi. İmam Hatip çıkışlı olmasına karşın çağdaş çıkışlarıyla dikkat çekmiş ve 30 yaşına bastığında meclise girmişti. Çağdaş, aydın birisiydi. Bülent Ecevit’in yapmış olduğu yanlışları görmüş ve muhalefet içinde sivrilmişti. 12 Eylül ihtilalinde CHP’nin içinde sola en yakın isim olduğundan ötürü ilk olarak o tutuklanmıştı. Dev-Sol ile bağlantılı olduğu iddia ediliyordu. 12 Eylül sonrasında da siyaseti bırakmadı önce SHP’de, CHP’nin tekrar aktif hayata geçmesiyle CHP’de siyasi hayatına devam etti. Deniz Baykal’ın ikamesi olarak gösterilmeye başlandı. İnsanların düşüncesi onun CHP’nin başına gelmesiyle CHP’nin şahlanacağı ve artık yapıcı bir siyaset izleyeceğiydi. Ama Baykal daha sonrasında birçok kişiye yaptığı gibi aynısını ona da yaptı ve CHP’den uzaklaştırıldı. Herkes onun siyaseti bırakacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı…

 

2007 yılında yapılan Genel Seçimlerde tekrar milletvekili adayı oldu. Sürpriz bir kararla Adalet ve Kalkınma Partisinden İstanbul Milletvekili oldu. Seçilir seçilmez de T.C. Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Başka ülkelerde bir sol partiden diğer sol partiye geçiş yapıldığında bile tepkiler alınırken, bizim çağdaş (!) demokrasimiz de aldığı bu karar normal görülmüştü. İnsanların tek umudu ise onun çağdaş siyasetçiliğine devam etmesiydi. Ama yine öyle olmadı…

 

Bu siyasetçi Ordu doğumlu, İmam Hatip çıkışlı, CHP’nin önemli kalelerinden, şimdinin AKP’lisi Ertuğrul Günay’dı. Günay’ın insanları şaşırtan tavrı son zamanlarda ise yerini büyük tartışmalara yol açan söylemlerine bıraktı. İlk önce ‘Nazım Moskova’ya yakışır, Frankfurt’a yakışmaz’ dedi. Bu tavrı ile tüm tepkileri üstüne çekerken canlı yayında Genco Erkal, Fazıl Say gibi sanat üstatlarının katıldığı programda ‘Bizim Nazım ile ilgili yaklaşımımız onun sırtından para kazanma gayretinde olanlarınkinden daha önemli’ diyerek yeni bir polemiğe yol açtı. Yine de erken unuttu bu söylemleri Türk halkı, yeni kabine açıklandığında isminin aynı yerde durmasına pek bir tepki gelmedi insanlardan. O ise ‘ Zeki Müren Türkiye’nin en büyük erkek sanatçısı, Bülent Ersoy ise en büyük kadın sanatçısı seçilmişti, böyle absürt dönemlerden geçtik’ yorumunu yaparak yine aynı tavırlarına devam etti.

 

Bu ülke demokratik bir ülkededir. Herkes istediği görüşü, istediği ideali savunabilir, söylemlerde bulunabilir. Ama demokrasinin bir gerçeği vardır ki görüşü ne olursa olsun sen bu ülkede yönetici ise her görüşe saygılı olup her tercihi kabul etmelisin. Bu gerçek  doğrultusundan sapıldığı için birçok sanatçımızı kaybettik, küstürdük. Kaybedip, küstükten sonrada arkasından bağrımıza bastık. Nazım Hikmet gibi, Aziz Nesin gibi, Yılmaz Güney gibi…

 

Bu kişi Bosna’da düzenlenen Aydınlar Zirvesinin mimarı. Bosna’da buluşturduğu sağcı solcu her kesimden aydın ile insanların takdirini toplayan kişi. 12 Eylül sürecinde cezaevinde sağcısı solcusu yattığı tüm siyasilerle iyi geçinen, herkesin sevgisini kazanan kişide Ertuğrul Günay. Peki ne oldu da bu ılımlı yaklaşıma sahip insan değişti? Yoksa gerçekten zaman insanı değiştiriyor mu?

Tags: , , ,

2 Comments to “Ama Öyle Olmadı”

  1. hatice diyor ki:

    Partiler ve çıkarlar değişince, insanlar da, görüşler de değişiyor maalesef…bir söz var “kimin atına binerse onun türküsünü söylüyor” diye bu söz bence bu yazıya “cuk” oturuyor…ellerine sağlık sevgili yiğit, çok güzel bir yazı olmuş, gerçekten çok gerçek bir konuya değinmişsin…:)

  2. yykacmaz diyor ki:

    @Hatice

    Teşekkür ederim.

Leave a Reply

You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>