Son yıllarda Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi haline gelen süpermarket sendromu Alanya’yı da etkisi altına almış durumda. Türkiye hatta Dünya çapındaki süpermarket markalarının geneli şehrimizde mevcut. Bu markaların birden çok şubeleri olup, daha fazla tüketiciye ulaşmak için cep marketlerde açmaya başladığını görüyoruz. Özeleştiri yapmak gerekirse birçoğumuz buralardan alışveriş yapıyoruz. Özelliklede alışverişlerimizi kredi kartı ile gerçekleştiriyoruz. Son zamanlarda gıda dışında satış yapan süpermarketlerin artmasıyla bu tür yerlere de ilgimiz hayli artmış durumda.
Biz biraz olsun sözde kendi cebimizi düşünüp buralardan alışveriş yaparken, bazı gerçekleri de göz ardı etmiş oluyoruz. Yaptığımız her alışveriş Alanya değil İstanbul firmalarının cebine gidiyor. Kısacası kazandığımız para Alanya yüzü görmeden ve katma değer kazanmadan şehirden çıkmış oluyor. Tabiki her insan önce kendi ekonomisini düşünmek zorundadır. Diyebilirsiniz ki daha ucuz alma imkanım varken neden daha pahalıya alayım. Haklısınız. Fakat bu durumda da esnaf diye tabir ettiğimiz yerel ekonomiyi etkileyen işletmeler çöküyor. Yine beni ilgilendirmez diyebilirsiniz. Yine haklısınız. Mahallemin bakkalı Kadir Abiyi yada Fırıncı Nusret Amcayı düşünecek değilim ya. Önce cebim gelir. Ama görünmeyen bir şey var ki o insanlar para kazanmadıkça bizden yapmış oldukları alışverişlerde düşüyor. Buda para sirkülasyonunun düşmesine dolayısı ile de Alanya ekonomisi çöküşüne neden oluyor.
Alanya’nın belirli dönemlerde özelliklede kış aylarında ekonomik sıkıntıya girme sebebinin altında bu gerçek yatıyor. Mevcut kriz bizi teğet geçerken üzerine birde bu tür sorunlar eklendiğinde kriz iyice teğet geçmeye başlıyor. Olaya süpermarketler açısından bakıldığında ise iş daha karamsar hale geliyor. O kadar çalışanı istihdam eden firmalar bir süre sonra kapatma yada devir etme yolu ile marketlerini geri çekme yollarını izliyorlar. Buda Alanya’da doğacak olan işsizliğe neden olabilecek hale geliyor.
Firmaların yapmış olduğu bu hareketler sonucunda Alanya ekonomisinin zarar gördüğü bir gerçek. Bunun çözümünü ise Alanya halkı kendisi yapmak zorundadır. Küçük işletmeler fiyat bakımından daha uygun satışlar yapmayı tercih etmeli, halk ise yerel üreticilere yönelmelidir. Yoksa Alanya’yı bu konuda çok sıkıntılı günler bekliyor.
Tags: Alanya, Ekonomi, Süpermarket
Ucuz fiyat politikasına bir de aranılan çoğu ürünün aynı markette bulunup alınabilmesi ile ürün çeşitliliğini de eklemek lazım.Özellikle ürün çeşitliliği çok önemli bir detay bence.Yerel esnaf marketlerinde asla bulamayacağınız bir takım yabancı ürünleri rahatlıkla bu marketlerden temin edebiliyorsunuz.Bu sistemi savunduğum anlaşılmasın ama iyi yanlarını da belirtmekte fayda var.
Bir de şu boyutu var olayın; Ben Alanya da her hangi bir mağazadan alacağım ürünü en az %10 daha ucuza internetten temin edebiliyorum.Örneğin Alanya da 2000 tl denilen televizyonlar internet satışında peşin fiyatına 12 ay taksitle ve 1800 tl ye bulunabiliyor.Bu durumda kim olsa ister istemez bu yollara başvurabilir.Sanırım genel bir fiyat politikası düzenlemesine de ihtiyaç var en azından vergilendirme konusunda…
bu sendrom Kale market , şekercioğlu gibi örneklerle aşılabilir.
@Yiğit Ulus
Olaya internet açısından baktığımızda bambaşka bir boyut kazanıyor. O yüzden o konuyu ayrı bir yere koyuyorum. Yorumunun ilk bölümünde bahsettiğin konu dada haklısın. Nitelikli malları bulmamız neredeyse imkansız hale geldi.Ama sorun nitelikli malların süpermarketlerden alınması değil. Ekmek,su,beyaz peynir bile artık süper marketlerden alınıyor. Tabi bununda birçok sebebi var. Ürün çeşitliliği gibi. Ama bununda yerel ekonomiye zararı göz ardı edilemez.
@Önder
Bahsettiğimiz konunun bahsettiğin yerler olmadığını sende gayet iyi biliyorsun. Sen Kale markete gidip yada şekercioğluna gidip ekmek alanı gördün mü? Bahsedilen yerel marketler mahallendeki bakkallardır.
ben migrosa sadece ekmek almak için gideni de görmedim. Sonuçta kale market , şekercioglu da bakkal tarzından şimdiki durumlarına gelmiş değiller mi ?( öyle zannediyorum ). Yani mahalle bakkalları ürün çeşidini artırıp raf düzenine öncelik verirse en azından 2-3 günlük alışverişler için migrosa, metroya gitmeye gerek kalmaz.
Şu anda gözüme çarpan başka örnek de şekerhane mah. deki(ufuk koleji yolundaki) a-101 marketin(üstünde dershane açılan) karşısındaki hacıbeyoglu(ismini yanlış hatırlıyor olabilirim) market. ürün çeşidini arttırıp raf düzenine özen gösterip farklı ürünler satarak a-101 e rakipler ve bakkal düzeninden gelmeler iyi biliyorum çunki yakın bi yerde oturuyorum oraya.
@Önder
Kale Market ve Şekercioğlu konusundaki fikirlerin yanlış onlar bakkal konseptinde girmediler.Kale Market süpermarket tarzında ve turistlere yönelik açıldı.Şekercioğlu da isminden anlaşılacağı gibi şekercilik üzerine açılım yaptılar. Ayrıca dediğinede katılıyorum raf düzenide bu konuda etkili.Ama sadece raf düzenide yetmiyor.
Hasbul u tek geçerim …yiğt demişsinki bakkal tarzı yerlerde çoğu ürün bulunmuyor…sen türktaştaki mini migrosa gittin mi ?
@ önder
kale market , şekerciler gıda , hacı ahmet bey şarküteri,a-101 benim bildiğim bunlar süper market ve kurulduklarından beri aynı çizgideler , sonradan büyümediler. . .
haa bakkal görmedim bilmiyorum diyosan en basit örneği gedevet çarşısındaki bakkal ‘ dır BAKKAL olan
a-101 bu kategoriye biraz ters bence…